Türkiye’de
internet bankacılığına kayıtlı müşteri sayısı 32 milyon ve aktif
müşteri oranı %42. Mobil bankacılıkta kayıtlı müşteri sayısı ise 7,5
milyon ve bu topluluğun %65‘i gibi dev bir bölümü aktif kullanıcı!
Türkiye Bankalar Birliği’nin h aziran ayı sektör
raporlarına göre; ülkemizde 33 mevduat, 13 kalkınma ve yatırım, 4 adet
de kalkınma bankası bulunuyor. Bu bankalardaki şube sayısı 12.136, ATM
sayısı 44 bin, kredi kartı sayısı 58, banka kartı sayısı 102 ve POS
cihazı 2,4 milyon civarında. Haziran ayı raporunda internet
bankacılığına kayıtlı bireysel ve kurumsal müşteri sayısı 32 milyona
yaklaşırken, aktif müşteri (son dönem giriş yapmış) oranı %42 yani 19,2
milyonu ancak buluyor. Haziran ayında internet bankacılığında toplam
yatırım işlem sayısı 10 milyon, finansal işlemlerin toplamı ise 512 bin
dolaylarında.
7,5 MİLYON KULLANICININ 6 MİLYONU AKTİF
Mobil
bankacılıkta kayıtlı müşteri sayısı 7,5 milyon iken bu rakamın %65‘i (6
milyon) son dönemde sisteme giriş yapmış görünüyor. Bu rakamların
bankacılığın şubelerden, fiziksel kanallardan bağımsız hale geldiğini
gösterdiğini söyleyen Pozitim Teknoloji Yönetim Kurulu Üyesi Onur Baran
Çağlar, mobil cihaz sayısındaki artış ile birlikte, mobil deneyimin önem
kazandığına dikkat çekti. İşlem bankacılığından ilişki ve dijital
bankacılığa geçiş sürecinin başladığını, bu eğilime geç uyum sağlayan
banka ve finans kurumlarının yoğun rekabet ortamında geride kalacağını
vurguladı.
'VUJA DE' YAKLAŞIMI ŞART
Bilinçlenen
tüketicilerin “Diğer bankadan farkın ne, bana ve hayatıma kattığın
değer nedir?” sorularına yanıt vermelerinin giderek zorlaştığını ifade
eden Çağlar, “Bankacılıkta süreçler sıradanlaşmaya ve renksizleşmeye
başladı. Bankalar vaat konusunda birbirlerini tekrarlıyor.
Farklılaşabildikleri tek nokta, reklamlar. Sektörde mevcut müşterilere
kazandırdıkları kâr üzerinden değer verilirken, yeni müşterilere sunulan
vaatler ise basit bir matematiğe dayanıyor. Artık yeni bir bakış
açısının, ‘Vuja De’ yaklaşımının zamanı geldi. Bu yaklaşımı
gerçekleştirmek için kendi tarihimize, öz değerlerimize, eldeki yetenek
ve kıymetlerimize dönülmeli. Ayrıca farklı sektörlerdeki faydalı
deneyimlerinden de yararlanılmalı. Bankacılığa uyarlanabilecek başarı
hikâyeleri alınarak değişimin ve dönüşümün manifestosu oluşturulmalı.”
dedi.
GELENEKSEL BANKACILIK ÇAĞ DIŞI KALDI
Yeni
dönem ile birlikte geleneksel pazarlama kanalları ve tek yönlü iletişim
yerine, omni-channel (her kanaldan) yaklaşımının benimsenmesi
gerektiğinin altını çizen Çağlar, “Geleneksel mecralarda kullanılan
pazarlama enstrümanlarının yetersiz kaldığını bir dönem girdik.
Dolayısıyla sahada fiziksel temas, ATM, Kiosk cihazlar, müşteri
hizmetleri, internet ve mobil akıllı cihazların gücü göz ardı
edilmemeli. Bunlara ek olarak web, mobil web, e-posta, SMS, mobil
uygulama ile sosyal medya kanalları üzerinden interaktif pazarlama
iletişimi ve etkileşimi aktif bir şekilde kullanılmalı. Omni-channel ile
mevcut ve potansiyel müşteriler için yerinde (lokasyon temelli),
zamanında ve doğru araçlar tercih edilmeli. Müşterinin bankaya gelmesi
beklenmeden ona gidilmeli ya da geldiğinde onu tanıyarak, kişiye özel
kampanya, indirim veya promosyonlar sunulmalı. Etkin ve verimli bir
etkileşim için farklı kanalların kullanılması şart. Çevrimiçi ve
word-of-mouth (ağızdan ağıza pazarlama) kanallarının etkili olduğunu
dikkate aldığımızda bu kanalların diğer müşterilerin de etkilenerek
sunulan ürün ve hizmetleri tercih edebilecekleri kadar şeffaf ve
kusursuz olmasına önem verilmeli.” açıklamasında bulundu.
KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ TEKLİFLERİN ÇAĞI
Müşterilerin
ihtiyaç duydukları ürün veya hizmetleri reklam, arama motorları,
karşılaştırma siteleri gibi çevrimiçi kanallarda veya doğrudan
perakende, mağaza, bayi ya da şubelerde aradığını kaydeden Çağlar,
sözlerini şöyle tamamladı: “Seçim esnasında yakın çevre ve sosyal
medyadaki tavsiyeler önem kazanıyor. Kullanıcı, ürün veya hizmetin
fiyatını daha önce gezdiği mağazalardan karşılaştırıyor. Karar verdiği
ürün ya da hizmeti satın alıp bir deneyim yaşıyor. Aldığı ürün veya
hizmetten memnun olmadığında ise ciddi çaba sarf edilerek indirim ve
promosyonlar ile tekrar kazanmaya çalışılması durumunda bile tercihini
aynı yerden kullanma oranı çok düşük oluyor. O yüzden müşteri
ihtiyaçlarının iyi analiz edilmesi gerekir. Hizmette fark yaratmak
isteyen bankalar, ihtiyacı henüz oluşmadan gözlemleyebilen ve bu
ihtiyaca göre müşterisine özel teklif sunabilenler olacak. Pozitim
Teknoloji olarak perakende, finans, sigorta, ulaşım, eğitim, sağlık,
internet, telekom altyapı ve katma değerli servis alanlarında deneyimli
ekiplere sahibiz. Perakende, finans, sigorta, ulaşım, spor, eğitim ve
sağlık sektörlerine uygun iş ve ticari servisler modelledik. Ödeme
sistemleri ve bankacılık alanındaki servis ve tecrübemiz ile eğitim,
danışmanlık, uçtan-uca altyapı, uygulama ve servisler sağlayabiliyoruz.”